OTTO MAN 的个人资料Andolsun zamana ki, insa...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
|
12月24日 İSTEMENİN ESRARIEğer yenildiğini sanıyorsan yenilmişsindir. Kalpten, çok içten bir şey dilediğimizde-istediğimizde Allah (c.c) bunu mutlaka 12月14日 SABIR
Olmaz gönül, olmaz öyle. Yükün ağır bilmekteyim, baharı yaşamayanlarla kış nasıl geçer; onu da bilmekteyim. Ama şunu da bilmekteyim ki, sabredebildiğin ölçüde yaşarsın. Eminim ki hayat sabra denktir. Ve sabır tahammülün bittiği yerde filizlenir, maneviyat çeperlerini genişlettikçe boy atar, sırf Yaradan’ı düşünerek fiiliyatta bulunduğun zaman nesv ü nema bulur.
Sabır gönlüm, sabır! İçine çekerken zehir gibi gelir tadı, boğulacağını zannedersin. Kanın çekilir yüzünden, bembeyaz olur siman; yutkunursun, geri döner içinde düğümlenenler. Başını eğmek istemezsin; ama kaldıramazsında öyle göklere doğru. Ağlarsın, gözyaşın akmaz. Haykırmak gelir içinden, zangır zangır gürültüler habercisi olur titreyen ellerin. Konuşursun yalnızca kendinle, dökersin içini; senden başkası duymaz bilirsin bunu. Sitemlerin dillenir haklı olduğunca, bağırırsın haklı olduğunca, bağırırsın rahatlarcasına, ama sadece kendi içinde, ama sadece Yaradan’la baş başa. Sonra gözlerin… Gözlerin nihai nokta olmak ister en sonunda. Durur öylece, bakar, bakar… Ve kimseler fark etmez neden donuklaştığını, kimseler anlamaz anlatmak istediği çifte derin manayı… Sonra çekip alıverirsin anlamlı bakışlarını ruhunu bir kenara bırakmışlardan. Yüzünü çekersin yalan dünyanın yalancılarından. Alnındaki kırışıklıkları alıverirsin haberi olmayanların önünden. Doğruca bırakırsın asıl dergâha. Bağrına cennetler sığan seccadenin secdeliğine. Ve başlar böylece sabır maratonun. Korkma gönül, sen hele azmet sabır için, yüreğini koy ortaya, gör ne manevi hediyeler paketliyor Yardan…
En masumane tavırlarına gaddarca yaklaşanlar olacak belki. İçindeki çocuk hafife alınacak… Anlatmak istediklerin değil, anlaşılamamış yanların konuşulacak. “Olsun!” diyeceksin, yüzündeki gülümsemeyi kaybetmeden. Yine de hüsn-ü zan edeceksin. Allah için söylediğini yine Allah için olduğu yerde bırakacaksın. Yaradan’ı alıp yüreğine, sırtını dayayıp tevhidin çınarına, akıbeti ukbâda düşüneceksin. Ve kalbin şöyle bir hafifleyecek, damarlarına giden iyimserlik yolunu tıkamadığından…
Üzülüp acı çektiğin anlarda çileni hafife alanlar olacak belki… Öyle bir yanacak ki için, kimseye anlatamayacaksın. Günlerce ağlayacaksın gözyaşının lahuti ikliminde. Sonra en yakınındaki, en yüreğindeki vuracak hislerini… Canım dediğin dönecek sırtını. Bir ah çekeceksin derinden ve anlamaya çalışırken empatinin gücüyle, arkanı döndüğünde kimse kalmamış olacak. “Sabır” diyeceksin, yine sabır… Eyyüp’lerin torunluğuna yakışır sabır…
Faltaşı gibi açılıp kalacak gözlerin bazen de… Çok şaşıracaksın, çoook! Ya gönül… Kalp kırmak çok kolay oldu, kalbin değeri pazarlara bile çıkartılmaz oldu. Tatlı sözü unutanlar çok, şu hengâmesinden sallanıp duran asırda! Aldırma diyemem, aldıracaksın elbet, hislenip içerleyeceksin belki. Zannediyor musun ki, yüreğine aldıklarına kurduğun nazenin kelimeler boşta kalır! İnanıyor musun ki, sevdiklerin için kurduğun latif cümleler öksüz bırakılır! Yok gönül yok! Sahibi var hepsinin. Bırak duymasın insanlar, bırak sertliği onlara! Bırak tabularına kale yapsınlar. Yeter ki sabret gönül, asıl sahibini düşünüp sabret, başını sonunu kestiremediğin olaylarda bile…
Bırak vursunlar ayıbını yüzüne, bir kusuruna binler cefa katsınlar. Yaradan’ın settar ismi beşerin hükmüne mi kalmış. Sen sabret gönül… Felaket tellalları susmasınlar isterlerse. Olumsuzluğu yaymanın zevkine doyamayanlara inat, bütün güzel düşüncelerini yay sere serpe. Zehrini ağzında taşıyan yılanın başını ezemesen de, bal damlasın dilinden.
En geç surun sesi duyulduğunda tutacak ellerinde Resuller Resulü. Pes etme sabret gönül, sabret. 12月13日 BAŞKADIR BAŞKALeyla sevmek hostur amma Mecnun olmak baskadır baska Sarap içmek hostur amma Ayık olmak baskadır baska. Yare varmak hostur amma Yaren olmak baskadır baska Ates olmak hostur amma Yanık olmak baskadır baska Talip olmak hostur amma Dengin bulmak baskadır baska Asık olmak hostur amma Sadık olmak baskadır baska 12月4日 EY SEVGİLİAndım yine seni, her şey yadımdan silindi Hayalin gölümün tepelerinde gezindi Bu bir serap olsa da, hafakanlarım dindi Andım yine seni, her şey yadımdan silindi Ufku dolduruyor, yetiyor, başka şey göremiyorsun Keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam Ruhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam Bir yolunu bulup gölünden içeri aksam Keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam Anladım vasfına ermek artık çok geç, saçlar bembeyaz Hicranla yanan gölüm durmadan inleyecek İnleyip, en taze hislerle hep bekleyecek Yaş olsa da, ben taze hislerle yollardayım Anladım, vasfına ermek artık çok geç Kalbim, bir güvercin kalbi gibi titrerken ardından Ne olur, sana ulaşmak için kanadından bana bir tüy ver Pervaz edeyim hep ardından Kalbim, bir güvercin kalbi gibi titrerken ardından Ey kupkuru çölleri cennetlere çeviren gül Gel, o baytan renklerinle gölüme dökül Vaktidir ağlayan gözlerimin içine gül Ey kupkuru çölleri cennetlere çeviren gül Mecnun gibi arkandan koşan kulun olayım Bir kor saç içime, ocaklar gibi yanayım Sensiz geçen bu acı rüyadan uyanayım Mecnun gibi arkandan koşan kulun olayım Aklım, uzakta kaldığı günleri saymakta Asker gibi ne zaman terhis Ruhuma sisli dumanlı bir kasvet yaymakta Göster çehreni ki, güneş guruba kaymakta Aklım, uzakta kaldığı günleri saymakta Son demde hiç olmazsa gurûbum tulû olsun, Gönlüm ufkunun en taze renkleriyle dolsun; Her yanda tamburlar çalınsın; neyler duyulsun.. Ne olur hiç olmazsa gurûbum tulû olsun..! |
|
|